Üç devreli futbol keyfi

İngiliz futbol tarihinin tozlu raflarında gezinirken yine karşımızı birbirinden ilginç olaylar çıkıyor. Futbol sadece 22 kişinin bir topun peşinde koştuğu bir oyun değil. İnanmıyorsanız buyurun İngiltere’de gerçekleşmiş ilginç hikayeleri okuyun…

Futbol bilindiği üzere 45 dakikalık iki devre üzerinden oynanır. Ama bu güzel oyunun daha ilk yıllarında, yani 1890 İngilteresi’nde, bu uygulamaya yeni bir boyut kazandırılır. İngiliz Birinci Futbol Liginin 1894-95 sezonunun açılış karşılaşmasında Sunderland ile Derby County takımları bir araya gelir. Maç için hava oldukça elverişlidir. Taraftarlar stadda yerlerini almış maç saatini bekler. Yani bir futbol karşılaşması için olması gereken bütün şartlar yerinde gibidir tek bir eksikle maçın görevli hakemi.

Hakem treni kaçırdığı için karşılaşmaya gecikeceğini bildirilir. Yedek hakemin görevlendirilimesiyle bu sorun giderilir. Yedek hakem John Conqueror’un yönetimindeki maçın ilk yarısı ev sahibi ekip Sunderland’ın 3-0’lik üstünlüğü ile biter. Bu esnada karşılaşmanın asıl hakemi Tom Kırkham stada varır ve onun gelmesiyle maçın devamı bam başka bir seyir alır.

Kırkham, inanılmaz bir karara imza atarak oynanan ilk 45 dakikayı saymaz ve maçın kendi yönetiminde 0-0’dan tekrar başlıyacağını vurgular. Bu kararını Derby yetkililerine iletir ve maçı yeniden başlamak isterler mi diye sorar. Tabi doğal olarak da Derby County 3-0’lık skoru değiştirme şansını göz önünde bulundurarak bu teklifin üzerine atlar ve teklifi kabul eder. Böylece karşılaşmanın ilk yarısı tekrar başlar.

Derby’liler 90 dakika (üçüncü devre ile beraber 135 dakika) onlar için tam bir hezimete dönüşür ve teklifi kabul ettiklerine bin pişman olurlar. Karşılaşmayı Sunderland’in 8-0’lık (11-0) farklı galibiyeti ile sonuçlanır. Kalesinde 8 (11) gol yiyen Derby’nin milli kalecisi Jack Robinson ise mağlubiyeti kendisine maçtan önce uğur getirdiğine inandığı sütlacı yememesine bağlar. Neticede bu karşılaşma futbol literatüründe ‘Üç Devreli Maç’ olarak yerini alır.

Böyle geri dönüş mü olur 

Futbolda inanlımaz geri dönüşlere tanıklık etmişizdir. Hafızalarımızda 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda A Milli takımızın Çek Cumhuriyeti ile Hırvatistan karşısında elde ettiği tarihi geri dönüşler hale tazeliğini korur. Ancak 21 Aralık 1957 tarihinde Londra’da Charlton Athletic ile Huddersfield Town takımları arasında öyle bir karşılaşma gerçekleşir ki futbolun matematiğine aykırı bir oyun ortaya çıkar.

Maçın henüz 17 dakikasında Charlton kaptanı Derek Ulton sakatlanarak hastaneye kaldırılır. O dönem yedek oyuncu bulunmadığından karşılaşmaya ev sahibi ekip 10 kişi ile devam eder. Maçın bitimine yarım saat kala skorbordda Huddersfield’in 5-1’lik üstünlüğü görünür. Yarım saatlik dilimde olanlar olmuş ve skorbordda görünen skor herkesi şaşkına döndürmüştür.

Charlton’nın yıldız oyuncusu Johnny Summers, dümeni eline alır ve onun önderliğinde futbolcu arkadaşları ile beraber peş peşe buldukları gollerle (ki 5 gol ve 2 asist ile geri dönüşün mimarı olur) maçın son bölümlerine 6-5 üstünlükle girerler. Neticede maçı Charlton Athletic 7-6 kazanır. Futbolcular, futbol tarihinin en büyük geri dönüşlerinden birine imza atmayı başarırlar.

Bu muhteşem geri dönüşe tanıklık etmeyi de kim istemezdi? Orada bulunan taraftarlar için bu ömürleri boyunca unutulmayacak bir anı olarak kalacaktı ancak durum hiç de öyle olmadı. Karşılaşmayı izleyen yaklaşık 12 bin 500 taraftarın çoğunluğu 5-1’den sonra 10 kişi kalan takımlarını bu saaten sonra bunlardan bir b** olmaz diyerek stadı terkederler.

Huddersfield Town ise altı gol atmayı başarıp da yenilen tarafta olan ilk (ve hale tek) takım ünvanını elde eder. Rakip takımın hocası (sonraki yıllarda adı efsane isimler arasında yerini alır) Bill Shankly’de bu işe şaşıp kalmıştır. Kim şaşırmaz ki böylesi bir duruma, böylesi bir dönüşü kim bekler ki?

HUSSAIN KAYA – LONDRA

Reklamlar