İngiltere yerine o zaman Türkiye AB’den çıksın

‘Brexit’ tartışmaları öyle bir hal aldı ki İngiltere’nin birlikten çıkması bir dert kalması ayrı bir dert oldu. Kalmadan yana olanlar ülkenin ekonomisi açısından Avrupa’da ‘Vote Stay’ önemine değiniyor. ’Vote Leave’ kampanyasını yürütenler ise (yani çıkmak isteyenler) Türkiye kartını kullanıyor. Örneğin eğer birlikte kalsak ne olur sorusuna cevap olarak ‘Türkiye’ yanıtı veriliyor. Veya ada’ya en büyük tehdit nedir sorusuna cevap yine Türkiye var. Peki bu ülke size ne yaptı arkadaş ?

Türkiye zaten kendi iç sorunlarıyla mücadele ediyor. Bu da yetmiyormuş gibi Avrupa Birliğinden çıkma propagandasını yürütenler direk Türk halkını hedef alıyor. Ülkenin 76 milyonluk nüfusunun genelinin sabıkalı, terörist veya mafya mensubu olarak lanse ediliyor. Sanki bunların başka işi gücü yok hepsi İngiltere’ye göç edecekmiş gibi gösteriliyor. Hatta bu sayede Türkiye’nin birliğe girmesinin kısa zamanda gerçekleşeceğine umuyorlar (ki buna bir mucize gerekiyor). Nüfusun sadece yüzde 10’nun pasaporta sahip olması ve üyeliğin Rum Kesimi tarafından zaten veto olasılığı var.

Bu kampanyaya birde verilerle desteklemeye çalışıyorlar. Örneğin Türkiye’nin doğum oranı yüksek olması sebebiyle 2020 yılında ülke nüfusuna 4 milyon Türkün ilave olacağı belirtiliyor. Bunun 1 milyonun 8 yıl içersinde İngiltere nüfusuna ekleneceği iddia ediliyor. Hatta 10 yıl içerisinde İngiliz doğumhanelerin işletmesinin devlete 400 milyon sterline maal olacağı söyleniyor. Bu hesabı yapıp bu oranı yayınlayan kişiye matematiği öğreten hocanın kulakları çınlasın.

Turkiye AB 2

Şimdi Türklerin aynı üslubla İngilizlerin AB’de kalmasının onların için bir tehdit olduğu hakkında benzeri söylemleri olsaydı. İşte bir kaç örnek…

İngiltere’nin yaşlı nüfusunu göz önünde bulundurursak. Buna geçen sene yaklaşık iki buçuk milyon ingiliz turistin Türkiye’de tatil yaptığınıda ilave edersek. Bizim sahil bölgeleri kendi kötü hava koşularından kaçan ihtiyarların akınına uğrayarak tahribe mahruz kalacak.

Veya ömürlerini makrodalga yemekleri ve alkol tüketimlerini suistimal yaparak bizim sağlık alt yapımızı karaciğer sorunlarıyla meşgul edecekler. Bizim bunlarla uğraşacak yeterince imkanlarımız da yok. Bir yıl içinde bütün bisküvi stoklarımızı bittirecekler. Yeryüzündeki en şişman ülkelerden biri olan İngilizleri bizim hastanelerde bedava sağlık hizmetine izin verecek miyiz?

Sürü halinde gelecekler. Çoğu yüksek maaş beklentisi içinde olacak ve çalışkan Türkleri işlerinden edecekler. Hatta kadınları zorla işlerine uzun topuklu ayakabı giydirecekler. Erkekleri kafayı çekip birbirleriyle dövüşmeyi seviyor. Türkçeyi hiç öğrenip konuşmazlar. Eğer İngiltere AB’de kalırsa o zaman Türkiye birliğin getirdiği faydalardan yararlanamayacaktır.

Türkiye’de yaşayan birisi olarak burada iyi karşılandım. Brexit tartışmaları hakikaten İngilizlerin kötü yönünü ortaya çıkardı. Kendinize gelin. Sekiz ay ben burada İngilizce öğretmenliği yaptığım dönemde öğrencilerime İngiltere’de yaşamayı düşünürmüşünüz sorusunu yöneltim. Hepsi hayır cevabını verdi. Çünkü pahalı ve ırkçı bir ülke olduğunu söylediler. Türk halkı bir göçmen istilasının sembolü değil. İngiliz siysetçiler ve hükümet yetkilileri siyasi çıkarları için bir millete iftira atıyor. Türkiye daha Avrupa Birliğinden girmeden çıksın daha iyi…

YAZI: LIZ COOKMAN – THE GUARDIAN / HUSSAIN KAYA – THE DERGİ (Yazıya biraz bizim de kendi üslubumuzla katkımız oldu 🙂

FOTO: SHUTTERSHOCK

Reklamlar