Sevgiliyi bekleme durağı; Embankment

Nereye adımlarımızı atsak bir hikaye ile karşılaşabiliyoruz. Her sokağın. Her durağın. Her istasyonun. Elbet bir hikayesi vardır. Bizde sizleri Londra’da yaşanan bir aşk hikayesine götürüyoruz…

Londra’da 60 yaşlarında mahalle doktorluğu yapan Margaret adlı bir kadın yaşardı. Üç yıl önce eşi Oswald’i kaybetmişdi. Eşinin mesleği aktörlükdü. Hayatı boyunuca kendini buna adamışdi. Yaşlı kadın kocasının ölümünü her geçen yıl kendince ağırlaştırıyordu. Her gün yas tutuyordu ve daha fazla özlüyordu.

Margaret artık öyle bir noktaya gelmiştiki eşinin sesini unutmaya başlamıştı. Sevdiği adamın sesini hafızasında yavaş yavaş kayboluyordu. Eşinin ona “Dün gece rahat uyabildin mi ? “Bir bardak çay ister misin? veya “Seni seviyorum…” gibi cümlelerini birer birer unutmaya başlamıştı. Bunlar basit ama anlamı büyük cümlelerdi. Kocasının sesini hatırlayamayışı onu içden içe mahvediyordu.

Bu karanlık dönemde ona bir gün telefon gelir. Arayan bir arkadaşıydı. Arkadaşı ona “Bu akşam evine aynı yoldan gitme. Normal yolundan sap. Embankment istasyonuna git. İstasyona vardığında mutlaka kuzey tarafına giden (Northbound) trenini al” diyerek telefonu kapatır. Margaret arkadaşının kendisinden neden böyle bir talepte bulunduğunu bir anlam veremez.
Embankment 3

O akşamı arkadaşının dediğini yapararak Embankment istasyonun varır. Northbound bölümüne adımlarını atar. Banka oturur. Treni beklemeye koyulur. Tren platforma yanaşır. Kapılar açılır.“Burası Embankment istasyonudur. Lütfen aralığa dikkat ediniz” anonsu duyar.

Margaret o sesi duyduğuna inanamaz çünkü bu eşinin sesiydi. Bundan tam 25 yıl önce eşi Londra yeraltı trenleri için seslendirme anonsları yapmıştı. Kendisininde bundan haberi yoktu. Bu kayıtlar hiç kullanılmamıştı. Unutulup gitmişti. Ama sadece o kayıt Embankment istasyonundaki platformda kullanılıyordu.

Artık her gün pazartesi’nden cuma’ya kadar işden eve o yolu kullanıyordu. Hep aynı banka oturarak yarım saat o anonsu hiç bıkmadan büyük bir özlemle dinliyordu. Her tren gelişinde. Her kapılar açıldığında sanki eşini tekrar kavuştuğunu hissederdi. Onun yanınbaşında oturduğunu hayal ederek sevgi durağında mutlu hatıralarını tekrar tekrar yaşardı…

YAZI: HUSSAIN KAYA – LONDRA

FOTO: J.KELLY