Özelleştirilen İngiltere başka ellerin olmuş

İngiltere’de hayat giderek pahalaşıyor. Ev ve kira fiyatları yükseliyor.  Her yıl toplu ulaşımlardaki bilet fiyatlarına zam uygulanıyor. Su, elektirik ve doğalgaz faturalarındaki ödemeler sürekliyor artıyor. Aileler karınlarını doyurmakta zorlanıyor. Kısacası her alanda maddi sıkıntılar baş gösteriyor. Peki dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olarak kabul edilen bu güzel ada ülkesinde yaşamak neden bu kadar zorlaşmıştı?

Bugünlerde ülkede yaşanan geçim sıkıntısı yıllar öncesine dayanıyor. İngiltere’nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher ile başlayan özeleştirme girişimleri Tony Blair ile devam edip, David Cameron önderliğindeki koalisyon hükümeti ile sürüyor. Son 20 yıldır ingiliz ekonomisinin bel kemiğini oluşturan enerji ile su kaynakları, konutlandırmalar, fabrikalar, posta servisi, demiryolları ve Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) gibi milli mevduatlar yurtdışında yaşayan yabancı özel işletmelere satıldı.Bu özelleştirmelerle beraber ülke ekonomisinin kalkındırılması hedefleniyordu. Halbuki olan gariban halka olmuştu.

AMELİYATLAR MADDİ KAYIPLARA GÖRE BELİRLENİYOR

Gazeteci-Yazar James Meek ülkedeki milli mevduatların özleştirilmesi ile ilgili yaptığı araştırmada çarpıcı tespitlerde bulundu. Meek, özeleştirmelerin sonucunda ülkedeki ailelerin yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor. İngiliz yazara göre devlete bağlı kamu işletmelerin satılmasıyla beraber vatandaşların özel şirketlerin eline düştüğünü vurguluyarak, “Enerjinin (yani elektrik ile suyun) fiyatları düşmesine rağmen büyük şirketler bir sistem geliştirerek piyasayı çıkarları doğrutusunda yönlendiriyorlar. Bunun sonucunda yüksek tarife fiyatları uygulanıyor.” diye dile getirdi. Bu sayede özel şirketler halka sundukları hizmetlerde istedikleri fiyatları uygulayarak daha fazla gelir elde ediyorlar.İngiliz yazar, ayrıca özeleştirmelerin sonucunda vergi yükünün yoksul kesimin üzerine yüklendiğini dile getirerek, “Toplumdaki vergi ödeme yükünün zengin kesimden yoksul kesimine yönelik büyük oranda bir geçiş var.” diye belirtti. Bir başka örnekte, Meek devlet hastanelerin ticarileştirilmeye yönelik bir uygulama yapıldığını ifade ederek, “NHS’de doktorların yapacağı ameliyatlar maddi tutar ve kayıplara göre belirleniyor. Doğumdan tutunda kalp nakline kadar bütün ameliyat prosedürlerin bir fiyatı ve kodu var” olduğunu vurguluyor.

MİLLİ MEVDUATLARIN ÇOĞUNLUĞU YABANCILARIN ELİNDE

James Meek, özelleştirmeden yararlanan yabancı devletlere bağlı uluslararası kurumsal şirketlerinde olduğunu belirterek, İngiltere’nin yürüttüğü özelleştirme politkasınında kontrolün kayıp edildiğini ifade etti. Örneğin İngiltere’deki elektririk tedarikçileri arasında Fransız devletine ait EDF Energy şirketi yer alıyor. Bu özelleştirme sonucunda EDF Energy, elektirik tedarikçilik hakkını yani sıra güç istasyonları ile nükleer santrallerinide tekrar kamulaştırarak Fransız devletine hibe ediyor. İngiliz yazar belirttiği bir başka örneğinde Londra’da kullanılan sudan dolayı Çin hükümetine vergi ödeme zorunluğu olduğunu ifade ederek, “Bunun nedeni İngiltere’deki su tedarikçi şirketlerinden biri olan ‘Thames Water’in hisse sahibleri arasinda Çin hükümetide bulunuyor” diye belirtti. Bu gibi örnekler diğer alanlarda görülebiliniyor.Margaret Thatcher döneminde (1981 yılında) milli mevduatlardaki ingilizlere ait olan hissenin yüzde 40 olduğu belirtilirken, Thatcher’in görevden ayrıldıktan sonra bu oranın yüzde 12’nin altına düştüğü ifade edildi. Bu örnektede görüldüğü gibi özeleştirmenin boyutunu gözler önüne seriyor.

Tecrübeli yazar, araştırmasıyla ülke ekonomisinin altyapısının yıllardır nasıl kamçılandığını ortaya koydu. Meek, 20 yıl önce başlanan özelleştirmelerin ülke koşullarını iyileştirmek yerine kötüleştirdiğini vurgulayarak, “özeleştirmelere bir bütün olarak inceliyip baktığınızda o zaman onun etkilerini büyük resimde görebiliyorsunuz.” diye ifade etti. İngiltere’nin artık özeleştirilen bir ada olarak başkalarına ait olduğunu dile getirerek, aslında milli mevduatların yanı sıra vergi ödeyen halkında uluslararası özel şirketlere satıldığını vurguluyor.

Yazi: Hussain Kaya / Grafik: Shuttershock 

Reklamlar