Blues’un Neşet Ertaş’ı; BB King

Müzik insanoğlunun yanlızlığına eşlik etmesi için yaratıldığına inanılır. Bazen geçmişten bir sayfaya alıp götürüp hüzünlendirir. Bazende mutlu bir anımızı hatırlatıp neşelendirir. Yani anlıyacağınız müzik hayatımızın önemli bir parçasıdır ama esas olan şarkıların bizleri aldatmıyacağı inancımızdır.

Bunu Anadolumuzun güzel yüzü Neşet Ertaş’ın ‘Ah Yalan Dünya’sındaki haykırışına, ‘Yazımı Kısa Çevirdin’ diye Leyla’sina duyduğu siteminde ve daha nice seslendiridiği türkülerde görebiliriz. Büyük üstad bizlere bağılaması ile beraber gönüllerimize adeta dokunurdu. Dinlerken kendinizi o türkülerdeki hikayelerin içerisinde bulabiliyoruz. Zaten şarkılar ve türküler bizlere hayattan sunulan birer kesitlerdir. Türk Halk müzigide bunun en güzel örneklerden bir tanesidir.

Ama Kırşehir’den okyanusun ötesinde Blues müziği de bir nevi hayatın gerçeklerinin bir yansımasıdır. Blues’u dinlerken kelimelerin dile gelip enstrümanlar eşliğinde dans edip duygunun bol hissedildiği bir müzik türüdür. Blues’u blues yapanların başında efsane BB King geliyor. İşte Blues’un Neşet Ertaş’ı; B.B.King’in hikayesi…

Amerikan yazar Maya Angelou’nun da dediği gibi ‘Müzik benim için bir nevi bir sığınaktı. Notaların (şarkı sözlerin) arasına girerek sırtımı yalnızlığa çevirirdim”. BB’de genç yaşta tutunmuştu müziğe. Sevdiklerini erken yaşta kaybetmesi onun müziğe olan bağını güçlendirecekti. Kilise korosunda başlayan müzik yolculuğu gece kulüpleri, barlar ve radyo’da dj’lik derken dünya sahnelerine kadar ulaşacak bir yolculuk başlar.

BB King’i dinlerken bir adamın gitarı ile arasındaki bir sohbetine eşlik eder gibi dinliyorsunuz. “ilk önce ben söylerim sonra Lucille söyler.” diye ifade eder. (Lucille en iyi dostu olarak görduğu gitarına verdiği isimdir) Bir notadan onun çaldığı hemen anlaşılır. Gitar tellerinden çıkan o özel nota onun parmaklarından değil de kalbinin derinliklerinden geldiği ifade edilir. Buna ‘Thrill is Gone’ adli parçasında şahit oluyorsunuz. BB’nin çalarken yüzündeki mimiklerden kendini ne kadar kaptırdığını görebiliyorsunuz. Onu özel kilan kendine has bir gitar tekniği olmasidir. Tıpkı Neşet Ertaş’ın bağlamadaki ustalığında olduğu gibi.

Blues denilince akla ilk BB King’in ismi gelir. Blues müziğin kralı olarak adlandırılan BB King ilerleyen yaşına rağmen çalmaya devam etmesinin icraat ettiği sanattan zevk aldığını belirterek “bunun aksi bir durumda hayatta tutunamıyacağını” ifade eder. “Beyazın ile siyahi,zZenginin ile yoksulun yanı herkesin içerisinde blues olduğunu göstermeyi amaçlıyorum.” diyerek tam 65 yıllık bir sahne hayatına imza atar. Modern müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük gitarcılarından biri olarak gösterilen BB, hayatını ‘en çok sevilen eserlerin başında gelen ‘Lucille’de özetliyor.

Dünyanın çeşitli bölgelerinde konserler veren King bazen yılın 300 günü sahnede geçirirdi. Aynı sahneyi paylaştığı isimler arasında Rock & Roll’un babası olarak adlandırılan James Brown’dan tutunda  Mick Jagger önderliğindeki efsane grup Rolling Stones ile Opera denilince akla ilk gelen Pavarotti’ye kadar pek çok isim yer alıyor. Ayrıca BB King yeni jenerasyon müziğin önemli isimlerinide kendine hayran bırakmıştır. İrlandalı müzik grubu ‘U2’nun solisti Bono, Eric Clapton ve Buddy Guy gibi ünlü isimler bulunuyor.

BB King hakkında pek çok anlatılacak hikaye vardır onu bir yazıya sığdırmak mümkün değildir. Ama büyük ustanın müziği ile insanları nasıl etkilediğine dayır cok güzel bir örnek bulunuyor. 1970’li New York’unda bir hapisanesinde mahkumlara yönelik bir gece düzenlenir. BB’de sahne alır. Alır ama orada bulunanlar BB King’i hatta blues müziğini ilk kez dinleyecektirler. BB King yoldaşı Lucille’i eline alır ve ‘How Blue Can You Get’ adli parçayı seslendirir. Sarkı sonunda salonda herkes ayakta ustayı alkış ve çığlık yağmuruna tutar. BB’de bu ani en iyi performanslarindan biri olarak ifade eder.

“Bir gün vaktim dolduğunda. Hayata ya sahnede yada uykumda veda etmek isterim.” diye ifade etmişti. BB King’in bu isteği 14 Mayıs günü Las Vegas’daki evinde uykusunda gerçekleşir. Sessizce veda etmişti ama gönüllerdeki blues sesi olmaya devam edecektir…

HUSSAIN KAYA – LONDRA

 

Reklamlar