Mehmet Erdem “Leyla ile Mecnun, Türkiye dizi tarihinin efsanelerinden biridir “

‘Herkes Aynı Hayatta’ ile ’Acıyı Sevmek Olur mu’ gibi duygusal parçalarlıyla gönül tellerimizle dokunan. ‘Hakim Bey’ ile ‘Gibi Gibi’ unutulan şarkıları yeniden seslendirerek bizleri eğlendiren. Hem sesiyle hem müziği ile övgüyü hak eden isim Mehmet Erdem ile Londra’da bir araya geldik…

RÖPORTAJ: HÜSEYİN KAYA / CANSU KAYA – LONDRA

Londra’da gerceklestirdiginiz ilk konser. Bununla ilgili duygulariniz alabilirmiyiz? 

Vallah farklı bir heyecan var. (Dediğiniz gibi) Londra seyircisiyle ilk kez buluşacağız. Değişik bir raportuvar hazırladık. Eskilerden, yeni albümden ve süpriz parçalar seslendireçeğiz. Hep beraber güzel bir gece geçireceğiz inşallah.

Şehri gezme firsatiniz oldu mu ? 

Gezme fırsatım oldu. Zaten burada yaşayan arkadaşlarım var. Onlarla buluştum. Eski günleri yad ettik.

Müzik hayatınız Kardeş Türküler ile başladı. Dizi ile film müzikleri ile devam etti. Sonra albüm, sahne derken şimdi konserden konsere koşuyorsunuz. Bu yolculuğu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Kardeş Türküler ile beraber 8 yıllık bir deneyimim var. Ondan sonra 3-4 sene sadece film ile dizi müzikleri ile uğraştım. (Bu esnada) sahneye çıkmadım. Ilk albümle beraber sahneye çalışmalarım başladı. Zaten hem müzisyen olarak hem de enstrüman çalarak sahne tecrübem var. Tabi şimdi biraz daha farklı. Solist olarak (sahnede) daha (fazla) önplandasıniz ama sonuçta müzisyenliğimiz ile iş yapıyoruz.

Ud’dan gitar’a kadar çeşitli enstrümanları çalabiliyorsunuz. Peki çalamadığınız bir enstrüman var mı? 

Hepsinde öyle üst düzeyde değilim ama işte meraklı olduğum enstrümanları çalmaya çalışıyorum. (Mesela) üflemeleri çalamıyorum. Onlara ayrı bir disiplin gerekiyor. Telli çalgılara daha çok bakmaya çalışıyorum.

Ses tonunuz Tom Waits ve Leonard Cohen gibi isimlere benzetiliyor. Bu benzetmeyle ilgili düşünceniz nedir? 

Vallah çok saygın ve önemli isimler. O kadar olduğunu zannetmiyorum ama tabi önere oluyoruz. (Bu benzetmeler) bizimde hoşumuza gidiyor. İnşallah bizde uzun vadede onların yaptığı kadar önemli parçalar ve yorumlar bırakabiliriz. (Böylece) daha çok insana ulaşmış oluruz. 

Seslendirdiğiniz kendi parçalarınız olsun cover şarkılar olsun dinleyiciye müzikal bir menü sunuyorsunuz. Bu menü içerisinden sizin için özel anlam ifade eden bir şarkı var mı? 

Bu çok klişe olacak (ama) hepsinin farklı bir anlamı var (ki albümlerde yer verdik). ’Herkes Aynı Hayatta’ şarkısı bizi neşelendiriyor. Sonuçta ilk yaptığımız parçalardan biri ve büyük bir kitleyede ulaşan (bir şarkı) ama dediğim gibi biz albümlerimizde hiçbir şarkıya bu da olsun diye koymuyoruz.  Hepsini sevdiğimiz için albüme koyuyoruz.

Peki albümlerinizde yer verdiğiniz eski parçaları (unutulmuş şarkıları) belirlerken neye dikkat ediyorsunuz? 

Dediğim gibi sevdiğimiz şarkıları yapmaya çalışıyoruz. Bizim düzenlememizle ve yorumumuzla birşeyler kata bileceğimiz düşündüğümüz şarkıları albüme koymaya çalışıyoruz. Eskiden pek çok kıymeti bilinmeyen, anlaşılmamış veya es geçilmiş şarkıları bir daha gündeme getiremeye çalışıyoruz.

Örneğin ‘Hakim Bey’ şarkısı sizin yorumunuzla beraber baya popülerliğini arttırmıştı. 

(Evet) bizim içinde çok değişik bir çıkış oldu. Ben o şarkıyı yeniden yorumlayarak söylemeyi çok istiyorudum. İlk albüme nasip olmuştu. O zamandan sonra olaylar bugünlere kadar geldi.

Bir demecinizde ‘seslerinde cümleri olduğuna inanıyorum’ demiştiniz. Hem söylerken hem çalarken en derin hisleri açığa çıkartıyorsunuz. Hem enstrümantel olsun hem sözlü olsun bu konuyla ilgili yorumunuz nedir? 

Eyvallah. Ne mutlu bana. Ben orada enstrümantel müziğini de çok sevdiğimi anlatmaya çalışıyordum. Sözlere ihtiyacı olmayan parçaların var olduğuna. Sadece enstrümanların dili ile anlatılabilen. Kişi dinlediğinde aklında ne geçiyorsa onu söylesin diye bırakılan parçalar. 

Sizinde müziklerinizle yer aldığınız efsane dizi Leyla ile Mecnun bitmesinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hale popülerliğini korumasını neye bağlıyorsunuz. Örneğin geçtiğimiz haftalarda ‘#iykıdoğdünleylailemecnun’ etiketiyle sosyal medya’da binlerce kişi tarafından paylaşılmıştı. 

O çok özel bir işti. Türkiye dizi tarihinde (ele) anlılacak üç beş dizi varsa Leyla ile Mecnun onlardan bir tanesidir. Espiriler çok incelikliydi. Çok zeka yorumları şeyler vardı. İşin prodüksyon tarafında uğraşılması istenilen işler vardı. Kimi zaman birinin aklına bir fikir gelir onu uygulamak için işte (bunun için) uğraşılmaz (denir) ama bu dizide çok uğraşıldı. Onun için birçok insana delice gelebilecek fikirler uygulandı. (Dizideki) insanların kendi aralarındaki kimyası çok iyi tuttu. Müziklerinden oyunculuklarına, senaryosundan arkadaşlık ilişkisine kadar çok doğal gelişti. Zaten bu (seyirciye) yansıyordu.

Dizideki hem replikler olsun hemde müzikleri olsun bizleri hem hüzünlendirdi hemde eğlendirdi. Dizide ayrıca Ferdi Tayfur parçalarınada yer verildi. Bu vesileyle dizinin genç nesile Ferdi Tayfur şarkılarını sevdirdi diye bilirmiyiz ? 

Evet etkisi oldu. Sonuçta eskimeyen çok şarkı var. Yani kullanılan ve belki yeni kuşağın kaçırmış olabileceği şarkılar var. (Dizide bu şarkılara yer vererek) onlara bir selam vermek saygı durmak güzel oldu.

“ÖLÜMLERE ALIŞMAYA BAŞLADIK ALIŞMAYALIM”

Bir röportajınızda hüzünlü bir adam değilim demiştiniz ama hüzünlü bir görüntünüz var. Bu belki sıkça sorulan bir soru ama…

Sonuçta biz Doğu toplumuyuz. Batılı toplumu değiliz. Doğu toplumlarında acıları bol oluyor. Çok şey yaşıyoruz. Yüzyıllardan beri çok şey yaşanıyor. Savaşlar, kavgalar ve acılar. Ama sonuçta bizde hep o umut var. Hep ileriye (olumlu yönde) bakmaktan yanayım. Zaten o yüzünden hüzünlerden kopamıyoruz hep ne yapabilirizin peşindeyiz ona (doğru) koşuyoruz. 

Zaten o umut insanı yaşatıyor…  

Tabi yani birşeyle motive olmanız lazım sonuçta.

Peki Türkiye’nin içinde bulunduğu bu çalkantılı durum bir sanatçı gözüyle değerlendirmenizi istesek bize ne söylerdiniz? 

Yani bayadır böyle şeyler yaşıyoruz.  Bunlardan biraz kayıtsız kalmaya başladık. Onu istemiyoruz. Aslında ölümlere alışmaya başladık alışmayalım. Hepimizin aynı duyarlıkta olmasını istiyoruz.  Bir müzisyen olarak her zaman ‘biz ne yapabiliriz’ diye söylemek durumundayım. Herşeyin her zaman için daha iyi olacağını umut ediyoruz. Bunun için ne yapabilirsek yapmaya çalışıyoruz. İnşallah daha az acılar çekeriz.

“TV PROGRAMI YAPMAYI DÜŞÜNÜRÜM. BURADAN YETKİLİLERE DUYRULUR”

Youtube kanalınızda takip ediyoruz. Televizyon programı olarakda düşünür müsünüz ? 

Biz düşünürüz de bunu aslında televizyonculara söylemek lazım (Gülüyor). Biz tabi mutlu oluruz. Çünkü çok az sayıda canlı müzik çalınan program var. O yüzden müzik programlarına bir ihtiyaç var. Kafamızda çok değişik projeler var inşallah birgün gerçekleştiririz. Sen vesile olmuş ol.

Son olarak önümüzdeki dönemde başka yeni proje çalışmalarınız var mı ?

Gündemizde olan dizi ve film projeleri var. Yeni albüme giriyoruz zaten. Önceki albümlerimiz gibi olacak. Bir sonraki veya daha sonraki albümde daha böyle şarklı ve türkülü bir albüm yapamaya çalışacağız. (Hatta) enstrümantel parçalarında yer aldığı bir albümde düşünüyorum

Reklamlar